eGeGelisim Forum

Arşiv Ekim, 2007

Türkiye Çevre Sorunları

Pazartesi, Ekim 15th, 2007

Yaşanabilir ve sürdürülebilir bir Dünya ve Çevre için yaşadığımız şehirleri en az düzeyde kirletmenin yollarını bulmak zorundayız. Ülkemizdeki büyük şehirlerin en önemli sekiz çevre sorunu şunlardır:

1. Mevzuat yetersiz ve güncel değil ve Bürokrasi fazla, sıkıcı ve caydırıcı.

2. Su ve Atık Su (Evsel, tarımsal ve endüstriyel atıklar)

İmarsız, düzensiz ve kontrolsuz yapılaşma.
Su havzalarının korunmasındaki zorluklar
Yeterli miktar ve kalitede su temini sorunu.
Atık su toplama ve arıtma sorunları.
Yağmur sularının toplanması ve uzaklaştırılması sorunları.
Dere ve nehir yataklarının ve sulak alanların ıslahı.

İçilebilir çeşme suyu şişelenmiş pet sulardan 150 kez daha ekonomik ve çevreye çok daha az zarar vermektedir. Doğada zaten temiz olan suyu kirletmeyelim ve verimli kullanalım. Kirletilen suyun kişi başına arıtım maliyeti 40 dolar ve 1 kg kirleticinin uzaklaştırılması için 1 kwh enerji harcanması gerekmektedir. İçme suyunun dezenfek-siyonu sonucunda da bir takım istenmeyen yan ürünler çıkmaktadır.

(more…)

Populerlik: 11% [?]

Öss Ek Yerleştirme Sonuçları

Pazar, Ekim 7th, 2007

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (ÖSS) ek yerleştirme sonuçları sonunda açıklandı. Yerleşmeye hak kazanan adaylar, sonuçları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) nin “http://sonuc.osym.gov.tr” internet adresinden öğrenebilirler. Her yıl olduğu gibi üniversiteler açıldıktan, dersler başladıktan sonra yeni üniversiteler belli olmuş oluyor. Yani diğer üniversiteli arkadaşlardan daha uzun ve zahmetli bir yoldan, bekleyişten geçtikten sonra üniversitelere yerleşmeye hak kazandınız. Bu yıl ek yerleştirmeye 162 bin 908 adayın başvurduğu açıklanmış oldu. Bu sayıyı da hiç azımsanamayız Umarım ki siz de bu sayının içinden sıyrılmış ve daha da önemlisi severek, isteyerek yazdığınız bir bölüme yerleşmişsinizdir. Çünkü üniversitelerde istemediği bölümü okuyan o kadar çok arkadaşımız var ki hem mutsuzlar, hem de başka bir seçenekleri olmadığı için bölümlerine devam ediyorlar.

Bir yükseköğretim programına yerleşen adayların Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (ÖSYS) Ek Yerleştirme Sonuç Belgeleri, yerleştirildikleri üniversitelere gönderilecek. Örgün yükseköğretim programlarına kayıt hakkı kazanan adaylar 9-11 Ekim 2007 tarihlerinde ilgili üniversitelere başvurarak kayıt yaptırabilecekler. Tabii açıköğretim programlarına da yerleştirmeler gerçekleştirildi. Bu programlara yerleştirilen adaylara ise ilgili üniversite tarafından kayıt tarihleri ve kayıt yerleri daha sonra bildirilecek.

Ek yerleştirme öncesinde lisans programlarında 19 bin 116, ön lisans programlarında 50 bin 295 olmak üzere toplam 69 bin 411 kontenjan açığı bulunuyordu. Ek yerleştirme sonucunda ise, lisans programlarında 12 bin 323, ön lisans programlarında ise 11 bin 967 kontenjan boş kaldı. Lisans programlarında; devlet üniversitelerinde 794, vakıf üniversitelerinde 5 bin 24, KKTC üniversitelerinde 6 bin 481 ve diğer ülke üniversitelerde 26 kontenjan boş kaldı. Yerleştirme sonucunda en çok devlet üniversitelerine öğrenci girdi. Kontenjan içinde devlet üniversitelerin daha çok seçilmesi olağan bir durumdur. Görüldüğü gibi ek yerleştirme bile üniversite kontenjanları doldurmaya yetmiyor. Ya çok fazla gereksiz bölüm mevcut, ya da öğrenciler gelecek kaygısı ile bu bölümleri tercih etmiyorlar. Bu konunun da iyice etüt edilmelidir ve bu bölümlere ayrılan kaynaklar diğer bölümlere kaydırılmalıdır.

Şimdi sizi kayıt süreci bekliyor. Bu kadar uzun bir bekleyişten sonra kayıt sürecine katlanmak pek zor olmasa gerek. Ama önemli olan öss gibi zor bir maratonu geride bırakmanız, umarım ki istediğiniz bölümlere yerleşmişsinizdir. Şimdiden üniversite hayatınızda başarılar dilerim.

eGe Gelisim

Populerlik: 9% [?]

Çölaşan ın Atılması Üzerine

Pazar, Ekim 7th, 2007

Hürriyet Gazetesi yazarı Emin Çölaşanı ın işine son verilmesi ile başlayan tartışmaya toplumun değişik kesimlerinden tepkiler oluşmaya başlandı. Ancak biraz tarih bilgimizi yokladığımızda ülkemiz basın tarihinde bu ve benzeri çok sayıda olayın olduğu görülmektedir. Hemen belirtelim, genelde ülkemiz farkı düşüneni, üreteni, konuşanı pek sevmiyor.

İnsanlık tarihi boyunca kendi içinde eleştiri yapanları genelde dışlamış ve bastırmıştır. Ancak her türlü eleştiriye müsaade eden kişi, topluluk, toplum ve devletler de gelişmiş ve farklılaşarak öncü olmuşlardır. Osmanlı dan günümüz Türkiye sine kadar eleştiriden yararlanmak veya eleştiriye karşı sert tepki (tedbir) konusunda sayısız örnekler bulunmaktadır.

Bugün ülkemizin her yönü ile özellikle de kurumlarımızda daha çok ses çıkarmayan, eleştirmeyen kişiler ağırlıklı olarak benimsenmiş görülmektedir. Bunun sonucu kurumlarımız artık neredeyse üretemez ve ilerleyemez duruma geldi. Sayın Çölaşan ın görüşlerine katılır veya katılmayız. Yazdıkları kendisini bağlar. Çoğumuz gibi ben de zaman zaman görüşlerinden çok, cesur davranışlarını taktir ettim. Ancak bir kişiye düşüncellerinden dolayı, hele hele bir başka otoritenin telkini ile görevden el çektirilmesi veya işinden kovulması hiç hoş değil, kabul edilemez bir durum. Ülkemiz maalesef güce tapan, güçten güç alan, güç etrafında gezinerek kendine yer edinmeyi benimseyen bir duruma getirildi. Benzer yaklaşımlar bir çok devlet kurumunda da görülmektedir. Türk Üniversiteleri de bu konuda geçmişte maalesef çok kötü sınavlar vermişlerdir. Bir çok öğretim üyesi, otoritelerin istemi ile üniversitelerden uzaklaştırmış, cezalar verilerek yerleri değişilmiş, basınımız da bunların çoğuna sessiz kalmıştır. Halen şimdi bile en küçük bir düşünce açıklaması bile neredeyse soruşturma konusu olabilmektedir. Ancak hepimizin, bütün bu engellerlere rağmen, demokratik usuller içinde birbirimizi eğiterek, farklılıkların zararlı değil yararlı olduğu düşüncesini oluşturmamız gerekir.

(more…)

Populerlik: 6% [?]

Bilgi Toplumuna Geçiş

Perşembe, Ekim 4th, 2007

İnsanlık tarım toplumundan endüstri, sanayi toplumuna ondan da bilgi toplumuna geçmektedir. Dünyada 1920 li yıllara kadar usta ve sanatkarın el becerisine dayalı emek sanat bağımlı üretim modeli hakim olmuştur. Bu model daha sonra rekabet gücünü kaybetmiş, fazla miktarda ve standart üretimin yapılmasını sağlayan seri üretim modeli gelişmiştir. Genel olarak Taylorizm ve otomotiv endüstrisinde Fordizm olarak isimlendirilen seri üretim modeli, ölçek ekonomisini kullanarak birim üretim maliyetlerini düşürmeyi ve tüketicinin kabul edebileceği kalitede standart bir ürünün üretilip piyasaya sürülmesini amaçlamaktaydı. Ölçek ekonomilerinde büyüklük, tam kapasite çalışma ve daha fazla üretim esastır. 1990 lı yıllardan sonra bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle gerek toplumsal gerekse ekonomik alanlarda köklü değişim ve dönüşümler yaşanmaktadır ve bu süreç halen devam etmektedir. Günümüzde bilginin ön plana çıktığı toplum yapısına bilgi toplumu adı verilmektedir.

Bilgi toplumunda bilgi; emek, sermaye ve doğal kaynaklar (hammadde) gibi üretim faktörlerini ikame edebilmektedir. Ayrıca bilginin sürekli üretilmesi, iletişim ağları içinde taşınabilmesi, bölünebilir ve paylaşılabilir olması diğer üretim faktörlerine göre bilgiye avantaj sağlamaktadır. Bilgi toplumlarında bilgi ve bilişim teknolojilerinin yarattığı ortam içinde ekonomik faaliyetler küreselleşme eğilimi içine girmiştir.

Bilginin temin edilmesi, işlenmesi, aktarılması, sınıflandırılması, kullanımı ve üretilmesine yönelik ortaya çıkan teknolojiler son yıllarda büyük gelişmeler göstermektedir. Bu teknolojiler bilgi veya bilişim-iletişim teknolojileri olarak adlandırılırlar. Bilgi toplumu ile yeni çağa giren insanlık, sanayi devriminin yarattığından daha büyük bir değişim ve evrim süreci yaşamaktadır. Bilgi toplumu ile insanlık, sanayi toplumunun mekanik evresinden bilgi toplumunun mikro elektronik ve mikro biyolojik evrelerine geçiş sürecindedir.

Bilgi teknolojilerinde ortaya çıkan büyük ölçekli gelişmelerin insanlığı sanayi toplumundan çok daha köklü değişim ve dönüşümlere uğratması beklenmelidir. Bilgi devrimi insanlığın önüne yeni bir çağ açmaktadır. Bilgi teknolojisi insanlığa yeni fırsatlar yaratırken, toplum yapıları şekillenmekte ve yeni ekonomik gelişmeler dönemi başlamaktadır. Ancak bilgi teknolojilerindeki hızlı gelişmelerin sosyal, ekonomik, politik ve kültürel alanlarda gelecekte ne tür değişimler yaratacağını tam olarak tahmin etmek zordur.

Dünyada küreselleşme süreci ile birlikte, artık insanın üretim sürecindeki işlevi değişmektedir. Emek, sermaye ve beceri yerine niteliklilik, girişimcilik ve yaratıcılık ön plana geçmektedir. Başka bir ifade ile fiziksel emeğin yerini beyinsel emek almakta, nitelikli eğitim önem kazanmaktadır.

Bilgi toplumlarında insan ön plana çıkmakta ve insanın birey olarak zevk ve tercihleri öncelik taşımaktadır. Bireyler arasındaki zevk farklılıkları, üretim, tasarım ve tasarım esnekliği ve farklılaşmaya gitmeyi gerektirmektedir. Bugün ürün ömürleri kısalmış, erişebilirlik ve ulaşılabilirlik olanakları genişlemiştir. Kalite homojenitesi, “marka” ve “imaj” bağımlılığı artmıştır.

(more…)

Populerlik: 7% [?]



eGeGelisim

eGeGelisim.org - 2. yılını sürdüren bir eleştirel paylaşım platformudur. 2007 Haziran ayında İzmir Ekonomi Topluluğu üyelerinin katılımıyla biraraya gelen egegelisim.org eğitim, ekonomi, politika ve iş dünyasına yönelik makaleleri yayınlamakta; bir paylaşım ve eleştiri platformu özelliğini taşımaktadır...

devamını okuyun

Aranacak Kelime: