eGeGelisim Forum

Arşiv Kasım, 2007

Bilime Adanmış Bir Hayat Erdal İnönü

Cuma, Kasım 16th, 2007

Türkiye nin yetiştirdiği önce bilim adamı sonra seviyeli siyaset insanı Prof. Dr. Erdal İnönü hayata gözlerini yumdu. Erdal İnönü iki nedenden dolayı tanındı. Önce bilim adamı, sonrada siyaset adamı olarak bilimsel çalışmaları sırasında pek kamuoyu tarafından bilinmezdi. Siyaset onu kamuoyu ile tanıştırdı. Aramızda ayrılırken de saygın bir bilim insanı olarak ayrıldı. Erdal İnönü’yü tanıma imkanına sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Üniversitelerde bilim tarihi derisinin okutulması konusunda yazdığım bir yazıya e-posta yolu ile cevap verme nezaketi göstererek konuya sahip çıktığını belirttiler. O günlerde Erdal İnönü gibi bir şahsiyetten e-posta almak beni çok mutlu etmiş, bunun sevincini yaşıyordum. Daha sonra Internet ortamında yayınlanan Üniversite ve Toplum dergisinin adına “bilim tarihi” adlı ek sayı için iletişime geçtiğimde çok sevinmiş ve katkıda bulunmak için kendi yazdığı bir yazısını vermişti.

Sayın İnönü yü daha önce Üniversitemizde dinlemiştim. İnönü vakfı her yıl bir üniversitede ismet İnönü’yü anlatmak üzere 2004 yılı için Çukurova Üniversitesini belirlemişlerdi. Aile Adana’ya gelecekti. O ara yazışmalarımızda Adana’ya geleceğini ve görüşebileceğimizi belirttiler. Adana ya geldiği gece dahi birlikte olduğumuz süre içinde değişik konuları konuştuk. İkinci gün konferans sonrası daha önce birlikte belirlediğimiz gibi kendisine Üniversiteyi gezdirme şansım oldu. Gezi süresince kendisine çok sayıda bilim, üniversite, araştırma, YÖK, TÜBİTAK konusunda soru sorarak merakımı gidermeye çalıştım. Ziraat Fakültesi arazisini gezdirirken kendisinin tarıma ilişkin soruları olmuştu. Sorumluluğunu yaptığım Toprak Bölümü Araştırma Alanında tanıtma fırsatım olmuştu. Alanda çalışanlar ve araştırma öğrencileri acaba gerçekten araziye gelen Erdal İnönü müdür diye ikilemde kaldıklarını hatırlıyorum. Beklenilen bir durum olmadığı için arazidekiler biraz şoke olmuşlardı. Araştırma alanında yetiştirdiğimiz ekolojik greyfurt ikram etmiştik. Konu hakkında bilgi aldı. Yaptığımız ekolojik tarım hakkında bilgi sordular. Şahsıma daha çok temel araştırma yapmamı önerdiler.

(more…)

Populerlik: 21% [?]

Bürokrasiden Kurtulmanın Yolu E devletin Önünü Açmaktır

Pazartesi, Kasım 12th, 2007

21. yy. bilgi teknoloji çağıdır. Hem bilgisayar teknolojisinde (donanım hardware) hem de bilgi kullanım programlarında (yazılım software) akıl almaz gelişmelerle bilgi aktarımı yapılabilmektedir. Bunun sonucu olarak elektronik (E) ya da dijital devlet (e-devlet) vatandaşlara ve işletmelere daha etkin kamusal hizmet götürmek için tüm bürokrasinin (kamusal hizmetlerin) elektronik ortama (online) taşınmasını sağlayacak bir alt yapının oluşturulmasını temin etmiştir. Bunun sonucu olarak bürokratik engeller asgariye inmiş, kamusal hizmet kalitesi artmıştır. E-devlet yapılanması ile hükümetler daha verimli, hızlı, düşük maliyetli hizmetler sunarken, küreselleşen dünyada daha rekabetci bir yapıya sahip olmaktadır. Devlette daha şeffaf ve ekonomide kayıt altına alınmaktadır.

E-Devlet

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılmasıyla, kamu hizmetlerinin vatandaş ve işletmelere daha rahat erişilebilir bir ortamda, daha şeffaf, etkin, verimli ve ucuz bir şekilde sunulmasıdır. Böylece halkın yaşam standardı yükselmektedir.

(more…)

Populerlik: 21% [?]

YÖK Ülkemizin Her Yönden Gelişmesine Katkıda Bulunacak Atılımı Sağlayamadı

Perşembe, Kasım 8th, 2007

YÖK Üniversitelilik Bilincini Ortadan Kaldırdı

Evet bugün YÖK’ün kuruluş yıldönümü. Tamamen tek elden yürütülen ve yukarıdan aşağıya hiyerarşik yapılanma ile üniversiteler işleyemez duruma gelmiştir. Üniversitelerimiz ve eğitim sistemimiz işleyemez duruma gelmekle kalmamış bir bütün olarak ülkemiz bilimsel saygınlığını eşdeğer ülkelere göre geliştirememiştir. Bugün ülkemizin sosyal yaşamı, bilimi ve üniversiteleri toptan bir çıkmazın içindeyse bunun en önemli nedeni de YÖK yasası ile birlikte gelen üniversite anlayışıdır.

YÖK’ ile Birlikte Ülkemizde Bilimsel Kalite Geriledi

YÖK’ün kurulması ile birlikte aradan geçen 25 yıllık süre içinde belki ülkemiz üniversitelerinde niceliksel gelişmeler olmuştur, ancak unutmayalım bizden geride olan ülkeler bizden birkaç kat ilerlediler. Ancak ülkemiz için en ciddi sorun üniversite ve bilim kalitemiz her geçen gün düşmüştür.
Yine YÖK strateji raporundan öğrendiğimize göre üniversitelerimizin ve YÖK kurumunun ve diğer orta öğretim kurumlarına ilişkin istatistiki bilgiler, başta Milli Eğitim olmak üzere ülkemiz eğitiminin ve biliminin röntgeninin hiç parlak olmadığı ve ülkemizi ileriye taşımaktan da uzak olduğu görülmektedir.

Muasır Medeniyet Seviyesini Yakalayamadık

Maalesef ülkemize yazık olmuştur. Ülkemiz insani gelişmişlik düzeyi yönünden 96 sırada, yoksulluk ve suiistimal de 70 sırada. Halen nüfusun %10′un üzerinde okuma yazma bilmiyor, ortalama okuma yazma oranı ise 3.5 yıl. Maalesef ülkemiz Mustafa Kemalin hedeflediği muasır medeniyetler seviyesine 90 yıl sonra halen ulaşamamıştır. Bu sorumluluk bizi yönetenlere aittir. YÖK’ün ve Üniversitelerin birazda ülkenin bu gerçeklerini dikkate alarak, toplumu aydınlatarak yurttaşlardan devletten taleplerde bulunmasını sağlamaları beklenilmektedir…

(more…)

Populerlik: 21% [?]

Taşımacılık Sektörüne Genel Bir Bakış

Pazar, Kasım 4th, 2007

Küreselleşme ve iletişimin çığ gibi geliştiği çağımızda insanların ulaşım eğilimleri daha hızlı, daha güvenli, daha konforlu ve daha ucuz ulaşıma doğru olmaktadır. Dünyada bugün 250-300 km/s hızlar lüks sayılmamaktadır. Türkiye ekonomisinde taşımacılık sektörü hayati ve çok önemli yer işgal etmektedir. Türkiye’nin Doğu ve Batı arasındaki jeopolitik pozisyonu taşımacılık sektörünü bölgenin ekonomik gelişmesi için dönüm noktası yapmaktadır. Türkiye ticari taşınacak malların hem transit geçiş hem de başlangıç ve bitiş noktası olarak önemli oyuncusudur. Önemli mali krizler ve son zamanlardaki dış gelişmeler örneğin AB’ye giriş, Orta Asya ve Güney Kafkasya ile ticaret, taşımacılığı daha da önemli bir konuma getirmektedir.

Türkiye’nin AB’ye giriş ajandasında beş ana konudan biri de taşımacılıktır. Sorunlar fiziksel entegrasyondan altyapı harmonizasyonuna, araçlara, çevresel ve diğer standartlar, lojistik ağların gelişmesi, sınır geçişleri ve ticari kolaylaştırma politikalarına kadar (gümrüklerin modernizasyonu vs) vardır. AB standartları devletin sosyal hizmetleri ticari hizmetlerden ayırmasını zorunlu kılmaktadır. Kafkasya’da Ermenistan, Azerbaycan, Rusya Cumhuriyeti ve Gürcistan ile sınırların açılması, bölge arasındaki ithalat/ihracatı geliştirmiştir.

Taşımacılık Sektörünün Durumu: Türkiye, üretim-bazlı bir sektörden, pazarın ihtiyaçlarını karşılayan bir sektöre değişim reformlarını hızla yapamamasından dolayı, orta gelirli gelişen ülkelerin arkasına düşmektedir. Ülkedeki kamu taşımacılık kuruluşları: gereğinden hantal/büyük, planlamaları zayıf, politik projelere fazla öncelik verilen ve devletin sırtına zarardan dolayı fazla mali yük getirmektedirler. Özel taşımacılık sektörü hızla gelişmesine rağmen küçük, düzensiz ve kurumsallaşamamış durumdadır. Taşımacılık alt yapı ve hizmetlerinin ticarileştirilmesi, özelleştirilmesi, karlılaştırılması, reorganizasyonu ve şeffaflaştırılması gerekmektedir.

(more…)

Populerlik: 32% [?]

Kaz Dağı Altın Arama Faaliyetleri

Cumartesi, Kasım 3rd, 2007

Kaz Dağı nda ne arıyoruz? Altın mı? Siyanürle altın arayan şirketler Kanada dan, Avusturalya dan atılırken biz hepsine kucak açıyoruz. Siyanür yüzyılımızın çevresel yok edicilerinin başında geliyor ve biz bunu topraklarımızda yabancı firmaların altın arama faaliyeti sonucunda kullanmasına izin veriyoruz. Birkaç liralık antlaşmalarla topraklarımızı, geleceğimizi, orda yaşayan, yaşacak olan nesillerin geleceklerini satıyoruz.

Ama ülkemizde hala duyarlı insanlar var. Bunların başında da köylülerimiz geliyor. Çünkü onlar toprağın üstünün toprağın altından daha değerli olduğunu bizden daha önce kavramışlar. Kaz Dağında yetişen bitki örtüsünden, ağaçlardan yüzlerce kişi geçim sağlıyor ve daha da önemlisi orda yaşayacak nesiller faydalanmayı bekliyor. Hem bir oksijen deposu hem de ülkemizde artık parmakla gösterdiğimiz yeşil örtülerden biri. Nasıl bunu günümüzün ekonomik kartellerine parsel parsel peydahlayabiliriz ? Hangimizin yüreği acımadan bu alanları kendileri açısından hiçbir maddi ve manevi değeri olmayan, buraların zarar görmesi umurlarında olmayan altın arama şirketlerine satabilir.

Kazdağında şimdiden ağaçlar kesilmeye, yollar açılmaya, sondaj delikleri ile dağ delik deşik edilmeye başlandı. Ekolojik denge yavaş yavaş bozuluyor. Derhal bir önlem alınmalı ve bu faaliyetler sonlanmalı bu şirketler Kaz Dağından defedilmelidir.

Kaz Dağı’nda altın çıkarılırsa; 1 trilyon tondan fazla toprak işlenecek, 400 bin ton siyanür kullanılacak; 2 milyon 580 bin dönüm orman, 10 milyon zeytin ağacı etkilenecek; su kaynakları gün geçtikçe kirlenecek.; orman köylülerinin geçim kaynağı azalacak ve orman köylüleri göç etmek zorunda kalacak; bu yapay felaketten 20 bin zeytin üreticisi, 80 bin zeytin işçisi ile 30 bin aile etkilenecek.

Bir altın madeninin ömrünün kaç yıl olduğunu biliyor musunuz? Yaklaşık 10 yıl kadar. Kaz Dağı nda altın çıkarılırsa; 10 yıl sonra siyanürle dolan toprak üzerinde hiçbirşey yetişmeyecek. Sadece 10 yıl içinde verilen bu zararın etkileri 10 larca yıl devam edecek. Yüzyıllar boyunca doğrudan ve dolaylı etkilerle insanlarımızı etkileyecek.

Belki Kaz Dağının altında milyonlarca dolarlık altın var. Ama bunun geliri ekonomik, sosyal ve insani maliyetinin kat ve kat altında kalıyor. Çünkü etkilerine yüzyıllar boyunca katlanacağız. Kimse bu sorumluluğu üzerine alamaz. Geleceğimizin teminatlarını kimse günlük kazançlar uğruna harcayamaz. Buna dur demenin zamanı gelmiştir.

eGe Gelisim

Populerlik: 29% [?]

İzolasyonun Önemi

Cumartesi, Kasım 3rd, 2007

Yalıtım/İzolasyon binalarda/tesisatlarda ısı kaybını önlemek/minimuma indirmek amacıyla yapılan işlemlerdir. Ülkemizde enerjinin yaklaşık %29’u bina ısıtmada kullanılmaktadır. Türkiye enerjisinin %60’ını ithal eden bir ülke olduğuna göre ısı tasarrufu/yalıtımı enerjiyi verimli ve etkin kullanmak açısından çok önemlidir. Ülkemizde istatistiklere göre %14 merkezi ısıtma, %10 çatı yalıtımı ve %9 çift cam uygulaması vardır.

İzolasyonun Faydaları Nelerdir?
- Isı kaybı azaldığından ve enerji etkin/verimli kullanıldığından enerji/yakıt tasarrufu sağlar,
- Sağlıklı/konforlu yaşam şartları sağlar,
- Çevre/hava kirliliği azalır,
- Binalar iç/dış etkenlerden (yoğuşma/mantarlanma) korunarak (demirlerin korezyonu önlenerek) ömrü uzar,
- Döviz kaybı azaldığından ekonomiye katkı artar ve kalkınmamız hızlanır.

Yalıtımın Maliyeti Çok mudur?
Yalıtım bina maliyetinin %2-5’i oranında ek maliyet getirir ve kendini 2-5 yıl içinde geri öder. Bu yüzden pahalı değildir.

(more…)

Populerlik: 19% [?]

2007 de Türkiye de İş Yapma Kolaylığı Zorluğu

Perşembe, Kasım 1st, 2007

2007 İş Yapma Raporu, Dünyada İş Yapma Vakfı tarafından hazırlanmaktadır. Dünyadaki 175 ülkenin ekonomilerini iş yapma kolaylık ve zorluğuna göre sıralamaktadır. Sıralamadaki başta olan ülkelerde iş/yatırım yapmak kolaydır. Değerlendirmeler 10 başlık ve birçok indeks üzerinden yapılmaktadır. Her başlık eşit ağırlığa sahiptir. Ekonomi reformunda Singapur dünyada ilk sırayı almaktadır. Bunu Yeni Zelanda, ABD, Kanada ve Hong Kong takip etmektedir. İş yapmanın en zor olduğu ülke ise Kongo Demokratik Cumhuriyetidir. Türkiye ise 175 ülke içinde 91. sıradadır. 2005 yılına göre 7 sıra gerilemiş durumdadır. Türkiye’nin 10 başlık içinde dünya ekonomi sıralamasında en kötü olduğu iki konu Lisans ve İzin Alma (148/175) ile İşçi İstihdamıdır (146/175). Sıralamada en iyi yeri 53. sıra ile yeni işe başlamada almaktadır. 2006 yılı ekonominde 10 başlığın 9’unda gerileyen/daha kötüye giden Türkiye sadece istihdamda 148. likten 146. sıraya iki sıra öne çıkabilmiştir. Burada Türkiye’de iş yapma hem bölge hem de OECD ülkeleri ile mukayese edilmektedir. Ülkemizde 2006 tahmini kişi başına düşen milli geliri 4710$ dır.

2006 yılı Türkiye ekonomisinin bir önceki yıla göre iş yapma zorluğu/kolaylığı açısından 175 ülke içinde 84. sıradan 91. sıraya gerilediği görülmektedir. İş yapmada en fazla gerileme 10 sıra ile sınırlar arası ticaret ve 6 sıra gerileme ile yeni iş kurma, kredi alma ve mülkiyet kaydın da olmuştur. İş yapmada sadece istihdamda 2 sıra yükselme ile 148. sıradan 146. sıraya çıkılabilmiştir. Ülkemizin kalkınma ve refahının artması için ülkemizde üretim, yatırım ve ihracatın artırılması ve istihdamın geliştirilmesi gerekmektedir. İster yerli ister yabancı yatırımcıların ülkemizde iş yapmasını özendirmede özellikle lisans/izin işlemleri, işçi istihdamı ve iş kapatma/iflas konularındaki mevzuat/prosedürlerin öncelikle iyileştirilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak ülkemizde mevcut durumda iş yapmak/kurmak ne yerli girişimcilerimiz ne de yabancı yatırımcılar için pek fazla cazip görülmemektedir.

Kaynaklar: Doingbusiness.org ve World Bank.

Prof.Dr. Muammer Kaya
Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü

Populerlik: 8% [?]



eGeGelisim

eGeGelisim.org - 2. yılını sürdüren bir eleştirel paylaşım platformudur. 2007 Haziran ayında İzmir Ekonomi Topluluğu üyelerinin katılımıyla biraraya gelen egegelisim.org eğitim, ekonomi, politika ve iş dünyasına yönelik makaleleri yayınlamakta; bir paylaşım ve eleştiri platformu özelliğini taşımaktadır...

devamını okuyun

Aranacak Kelime: