eGeGelisim Forum


Arşiv ‘Genel’ Kategorisi

Bürokrasiden Kurtulmanın Yolu E devletin Önünü Açmaktır

Pazartesi, Kasım 12th, 2007 |

21. yy. bilgi teknoloji çağıdır. Hem bilgisayar teknolojisinde (donanım hardware) hem de bilgi kullanım programlarında (yazılım software) akıl almaz gelişmelerle bilgi aktarımı yapılabilmektedir. Bunun sonucu olarak elektronik (E) ya da dijital devlet (e-devlet) vatandaşlara ve işletmelere daha etkin kamusal hizmet götürmek için tüm bürokrasinin (kamusal hizmetlerin) elektronik ortama (online) taşınmasını sağlayacak bir alt yapının oluşturulmasını temin etmiştir. Bunun sonucu olarak bürokratik engeller asgariye inmiş, kamusal hizmet kalitesi artmıştır. E-devlet yapılanması ile hükümetler daha verimli, hızlı, düşük maliyetli hizmetler sunarken, küreselleşen dünyada daha rekabetci bir yapıya sahip olmaktadır. Devlette daha şeffaf ve ekonomide kayıt altına alınmaktadır.

E-Devlet

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılmasıyla, kamu hizmetlerinin vatandaş ve işletmelere daha rahat erişilebilir bir ortamda, daha şeffaf, etkin, verimli ve ucuz bir şekilde sunulmasıdır. Böylece halkın yaşam standardı yükselmektedir.

(more…)

Populerlik: 21% [?]

Taşımacılık Sektörüne Genel Bir Bakış

Pazar, Kasım 4th, 2007 |

Küreselleşme ve iletişimin çığ gibi geliştiği çağımızda insanların ulaşım eğilimleri daha hızlı, daha güvenli, daha konforlu ve daha ucuz ulaşıma doğru olmaktadır. Dünyada bugün 250-300 km/s hızlar lüks sayılmamaktadır. Türkiye ekonomisinde taşımacılık sektörü hayati ve çok önemli yer işgal etmektedir. Türkiye’nin Doğu ve Batı arasındaki jeopolitik pozisyonu taşımacılık sektörünü bölgenin ekonomik gelişmesi için dönüm noktası yapmaktadır. Türkiye ticari taşınacak malların hem transit geçiş hem de başlangıç ve bitiş noktası olarak önemli oyuncusudur. Önemli mali krizler ve son zamanlardaki dış gelişmeler örneğin AB’ye giriş, Orta Asya ve Güney Kafkasya ile ticaret, taşımacılığı daha da önemli bir konuma getirmektedir.

Türkiye’nin AB’ye giriş ajandasında beş ana konudan biri de taşımacılıktır. Sorunlar fiziksel entegrasyondan altyapı harmonizasyonuna, araçlara, çevresel ve diğer standartlar, lojistik ağların gelişmesi, sınır geçişleri ve ticari kolaylaştırma politikalarına kadar (gümrüklerin modernizasyonu vs) vardır. AB standartları devletin sosyal hizmetleri ticari hizmetlerden ayırmasını zorunlu kılmaktadır. Kafkasya’da Ermenistan, Azerbaycan, Rusya Cumhuriyeti ve Gürcistan ile sınırların açılması, bölge arasındaki ithalat/ihracatı geliştirmiştir.

Taşımacılık Sektörünün Durumu: Türkiye, üretim-bazlı bir sektörden, pazarın ihtiyaçlarını karşılayan bir sektöre değişim reformlarını hızla yapamamasından dolayı, orta gelirli gelişen ülkelerin arkasına düşmektedir. Ülkedeki kamu taşımacılık kuruluşları: gereğinden hantal/büyük, planlamaları zayıf, politik projelere fazla öncelik verilen ve devletin sırtına zarardan dolayı fazla mali yük getirmektedirler. Özel taşımacılık sektörü hızla gelişmesine rağmen küçük, düzensiz ve kurumsallaşamamış durumdadır. Taşımacılık alt yapı ve hizmetlerinin ticarileştirilmesi, özelleştirilmesi, karlılaştırılması, reorganizasyonu ve şeffaflaştırılması gerekmektedir.

(more…)

Populerlik: 33% [?]

İzolasyonun Önemi

Cumartesi, Kasım 3rd, 2007 |

Yalıtım/İzolasyon binalarda/tesisatlarda ısı kaybını önlemek/minimuma indirmek amacıyla yapılan işlemlerdir. Ülkemizde enerjinin yaklaşık %29’u bina ısıtmada kullanılmaktadır. Türkiye enerjisinin %60’ını ithal eden bir ülke olduğuna göre ısı tasarrufu/yalıtımı enerjiyi verimli ve etkin kullanmak açısından çok önemlidir. Ülkemizde istatistiklere göre %14 merkezi ısıtma, %10 çatı yalıtımı ve %9 çift cam uygulaması vardır.

İzolasyonun Faydaları Nelerdir?
- Isı kaybı azaldığından ve enerji etkin/verimli kullanıldığından enerji/yakıt tasarrufu sağlar,
- Sağlıklı/konforlu yaşam şartları sağlar,
- Çevre/hava kirliliği azalır,
- Binalar iç/dış etkenlerden (yoğuşma/mantarlanma) korunarak (demirlerin korezyonu önlenerek) ömrü uzar,
- Döviz kaybı azaldığından ekonomiye katkı artar ve kalkınmamız hızlanır.

Yalıtımın Maliyeti Çok mudur?
Yalıtım bina maliyetinin %2-5’i oranında ek maliyet getirir ve kendini 2-5 yıl içinde geri öder. Bu yüzden pahalı değildir.

(more…)

Populerlik: 20% [?]

Askerlik Kanununda Yapılan Değişiklik

Perşembe, Ekim 25th, 2007 |

Askerlik Kanununda bir değişiklik yapılacak. Bu değişikliğe göre, dört yıllık üniversiteklerden mezun olanların, KPSS ile işe başlamalarına yeterli süre tanımak amacıyla tecil süresi 2 yıla çıkartılacak. (1111 sayılı Askerlik Kanununu). Görüldüğü gibi bu düzenleme ile yeni mezun arkadaşlara bir kolaylık sağlanmaktadır. İki yıllık yükseköğretim mezunlarına tasarıda değinilmemesi ise üzüntü verici. Bir de geçici bir madde olmadığı için, geçen yıl mezun olan 4 yıllık üniversite mezunları bu tecil hakkından yararlanamayacak. Bunu da hatırlatalım.

İlgili Kanun Tasarısı aşağıdaki gibidir:

ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 36 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Dört yıl veya daha uzun süreli yükseköğretim kurumlarından yahut bunların dengi olduğu kabul edilen okullardan mezun olan yükümlülerin askere sevkleri, istekleri halinde mezuniyet tarihinden itibaren iki yıla kadar, yüksek lisans eğitimini tamamlayanların ise bir yıla kadar tehir edilebilir. Yurt dışındaki öğrenim kurumlarından mezun olanlara, talepleri halinde, denklik işlemlerini tamamlayabilmeleri için ayrıca bir yılı geçmemek üzere sevk tehiri hakkı tanınabilir. Bunlara ilişkin usul ve esaslar Millî Savunma Bakanlığınca belirlenir.”

MADDE 2- 1111 sayılı Kanunun 77 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Askerlik hizmetinin gerektirdiği görev ve yükümlülükleri yerine getirme konusunda gayret ve çalışmaları sonucu emsalleri arasında üstün başarı gösteren erbaş ve erlerden, muvazzaf askerlik hizmetleri boyunca, disiplin amiri, disiplin mahkemesi veya askeri mahkemelerden herhangi bir ceza almamış olanlara, asgari Tugay Komutanlarının (Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığında eşidi), Sahil Güvenlik Komutanlığında Alay Komutanı veya eşidinin onayı ile, birinci fıkrada yazılı izinlere ek olarak yedi güne kadar ilave izin verilebilir. Verilecek bu ilave izinlerin usul ve esasları Genelkurmay Başkanlığınca belirlenir.

(more…)

Populerlik: 15% [?]

Çevre Bilinci İnsan Olma Bilincinin Bir Sonucudur

Perşembe, Ekim 18th, 2007 |

İnsanlık ciddi çevre sorunları ile karşı karşıyadır. Hepimiz günümüzde kuzeyden güneye, fakirden zengin, şehirden köye insanın bilerek veya bilmeyerek yaratığı ciddi bir çevre sorunu yaşıyoruz. Bu sorunu biz insanların kendimiz ve yeryüzünü yönetmesi sorunu ile ortaya çıkıştır. Şimdi yaşadığımız artan çevre kirliliği, su sıkıntısı, iklim değimleri, artan kent çöplükleri biz insanların dünyayı doğru yönetmediğimizi gösteriyor. Bir yerde insan varsa sorunda vardır. İnsanın insan olması sorunu nasıl çözdüğü insanın eğitimi, kalitesi ve hümanistliğini gösterir. Sorunu, ben her şeyi iyi bilirim, benim dediğim olmazsa şiddet ve korkutarak çözerim anlayışı yerine, sorunu yaşayan kişiler ile konuşarak, farklı sesleri de dinleyerek insan ve doğa için doğru olanı yapmak daha akılcı ve sonuç alıcıdır. Akılı, planlı yaşayan, ne yaptığını bilen insan için konuşmak, tartışmak ve kafa yorarak akıl ile yol alamsı anlamlı. Bize de bu yakışır.

Çevre Bilinci Bugün Dünyanın Ajandasında İlk Yeri Almaktadır

daha yasanilabilir bir cevreHerkes soruna çözüm arıyor ancak yüksek kar hırsı, özelleştirme, bireysel anlayış proje üretme ve düşünce oluşturmaya müsaade etmemektedir. Ancak Dünya zorlu bir çağda yaşamaktadır. Artık kaçış yok. Ya var olacağız ya da yok. Biz var olmak için, güzel günler için var olacağız, doğanın bize sunduğu eşsiz güzelliklere güzellik katarak geleceğimizi yarınlarımızı mutlu ve huzurlu geçirmek istiyoruz. Hepimiz yad ellere neden gidiyoruz, anamızdan bacımızdan kardeşimizden, sevgilimizden ayrı kalıyoruz. Yaşamak güzel yaşamak için, yalnızca karın doyurmak için değil elbete. İnsan 50 g peynir, bir ekmek ile gününü gün eder, ancak yaşam bu kadar değil. Başka duyguları da var insanın. Ancak bu duyguların yaşanması başkalarının duygularının yaşanmasına engel olmamalı. Başkasının yaşam alanı engellenmemeli. Çok kazanmak için doğayı tahrip edecek projelere girişmemek gerekir. İnsanlık birkaç yüzyıllıdır ciddi biçimde insanın temel ihtiyacının dışında pazara yönelik üretim yapmakta ve kara yönelik çalışmaktadır.

(more…)

Populerlik: 100% [?]

Türkiye Çevre Sorunları

Pazartesi, Ekim 15th, 2007 |

Yaşanabilir ve sürdürülebilir bir Dünya ve Çevre için yaşadığımız şehirleri en az düzeyde kirletmenin yollarını bulmak zorundayız. Ülkemizdeki büyük şehirlerin en önemli sekiz çevre sorunu şunlardır:

1. Mevzuat yetersiz ve güncel değil ve Bürokrasi fazla, sıkıcı ve caydırıcı.

2. Su ve Atık Su (Evsel, tarımsal ve endüstriyel atıklar)

İmarsız, düzensiz ve kontrolsuz yapılaşma.
Su havzalarının korunmasındaki zorluklar
Yeterli miktar ve kalitede su temini sorunu.
Atık su toplama ve arıtma sorunları.
Yağmur sularının toplanması ve uzaklaştırılması sorunları.
Dere ve nehir yataklarının ve sulak alanların ıslahı.

İçilebilir çeşme suyu şişelenmiş pet sulardan 150 kez daha ekonomik ve çevreye çok daha az zarar vermektedir. Doğada zaten temiz olan suyu kirletmeyelim ve verimli kullanalım. Kirletilen suyun kişi başına arıtım maliyeti 40 dolar ve 1 kg kirleticinin uzaklaştırılması için 1 kwh enerji harcanması gerekmektedir. İçme suyunun dezenfek-siyonu sonucunda da bir takım istenmeyen yan ürünler çıkmaktadır.

(more…)

Populerlik: 11% [?]

Çölaşan ın Atılması Üzerine

Pazar, Ekim 7th, 2007 |

Hürriyet Gazetesi yazarı Emin Çölaşanı ın işine son verilmesi ile başlayan tartışmaya toplumun değişik kesimlerinden tepkiler oluşmaya başlandı. Ancak biraz tarih bilgimizi yokladığımızda ülkemiz basın tarihinde bu ve benzeri çok sayıda olayın olduğu görülmektedir. Hemen belirtelim, genelde ülkemiz farkı düşüneni, üreteni, konuşanı pek sevmiyor.

İnsanlık tarihi boyunca kendi içinde eleştiri yapanları genelde dışlamış ve bastırmıştır. Ancak her türlü eleştiriye müsaade eden kişi, topluluk, toplum ve devletler de gelişmiş ve farklılaşarak öncü olmuşlardır. Osmanlı dan günümüz Türkiye sine kadar eleştiriden yararlanmak veya eleştiriye karşı sert tepki (tedbir) konusunda sayısız örnekler bulunmaktadır.

Bugün ülkemizin her yönü ile özellikle de kurumlarımızda daha çok ses çıkarmayan, eleştirmeyen kişiler ağırlıklı olarak benimsenmiş görülmektedir. Bunun sonucu kurumlarımız artık neredeyse üretemez ve ilerleyemez duruma geldi. Sayın Çölaşan ın görüşlerine katılır veya katılmayız. Yazdıkları kendisini bağlar. Çoğumuz gibi ben de zaman zaman görüşlerinden çok, cesur davranışlarını taktir ettim. Ancak bir kişiye düşüncellerinden dolayı, hele hele bir başka otoritenin telkini ile görevden el çektirilmesi veya işinden kovulması hiç hoş değil, kabul edilemez bir durum. Ülkemiz maalesef güce tapan, güçten güç alan, güç etrafında gezinerek kendine yer edinmeyi benimseyen bir duruma getirildi. Benzer yaklaşımlar bir çok devlet kurumunda da görülmektedir. Türk Üniversiteleri de bu konuda geçmişte maalesef çok kötü sınavlar vermişlerdir. Bir çok öğretim üyesi, otoritelerin istemi ile üniversitelerden uzaklaştırmış, cezalar verilerek yerleri değişilmiş, basınımız da bunların çoğuna sessiz kalmıştır. Halen şimdi bile en küçük bir düşünce açıklaması bile neredeyse soruşturma konusu olabilmektedir. Ancak hepimizin, bütün bu engellerlere rağmen, demokratik usuller içinde birbirimizi eğiterek, farklılıkların zararlı değil yararlı olduğu düşüncesini oluşturmamız gerekir.

(more…)

Populerlik: 6% [?]



eGeGelisim

eGeGelisim.org - 2. yılını sürdüren bir eleştirel paylaşım platformudur. 2007 Haziran ayında İzmir Ekonomi Topluluğu üyelerinin katılımıyla biraraya gelen egegelisim.org eğitim, ekonomi, politika ve iş dünyasına yönelik makaleleri yayınlamakta; bir paylaşım ve eleştiri platformu özelliğini taşımaktadır...

devamını okuyun

Aranacak Kelime: