Çevre Bilinci İnsan Olma Bilincinin Bir Sonucudur
Etiketler: agaclandirma, cevre, cevre bilinci, cevreci, insan, narli, planlama, soru onergesi, su kaynaklari, yasam, yasam alanlari
İnsanlık ciddi çevre sorunları ile karşı karşıyadır. Hepimiz günümüzde kuzeyden güneye, fakirden zengin, şehirden köye insanın bilerek veya bilmeyerek yaratığı ciddi bir çevre sorunu yaşıyoruz. Bu sorunu biz insanların kendimiz ve yeryüzünü yönetmesi sorunu ile ortaya çıkıştır. Şimdi yaşadığımız artan çevre kirliliği, su sıkıntısı, iklim değimleri, artan kent çöplükleri biz insanların dünyayı doğru yönetmediğimizi gösteriyor. Bir yerde insan varsa sorunda vardır. İnsanın insan olması sorunu nasıl çözdüğü insanın eğitimi, kalitesi ve hümanistliğini gösterir. Sorunu, ben her şeyi iyi bilirim, benim dediğim olmazsa şiddet ve korkutarak çözerim anlayışı yerine, sorunu yaşayan kişiler ile konuşarak, farklı sesleri de dinleyerek insan ve doğa için doğru olanı yapmak daha akılcı ve sonuç alıcıdır. Akılı, planlı yaşayan, ne yaptığını bilen insan için konuşmak, tartışmak ve kafa yorarak akıl ile yol alamsı anlamlı. Bize de bu yakışır.
Çevre Bilinci Bugün Dünyanın Ajandasında İlk Yeri Almaktadır
Herkes soruna çözüm arıyor ancak yüksek kar hırsı, özelleştirme, bireysel anlayış proje üretme ve düşünce oluşturmaya müsaade etmemektedir. Ancak Dünya zorlu bir çağda yaşamaktadır. Artık kaçış yok. Ya var olacağız ya da yok. Biz var olmak için, güzel günler için var olacağız, doğanın bize sunduğu eşsiz güzelliklere güzellik katarak geleceğimizi yarınlarımızı mutlu ve huzurlu geçirmek istiyoruz. Hepimiz yad ellere neden gidiyoruz, anamızdan bacımızdan kardeşimizden, sevgilimizden ayrı kalıyoruz. Yaşamak güzel yaşamak için, yalnızca karın doyurmak için değil elbete. İnsan 50 g peynir, bir ekmek ile gününü gün eder, ancak yaşam bu kadar değil. Başka duyguları da var insanın. Ancak bu duyguların yaşanması başkalarının duygularının yaşanmasına engel olmamalı. Başkasının yaşam alanı engellenmemeli. Çok kazanmak için doğayı tahrip edecek projelere girişmemek gerekir. İnsanlık birkaç yüzyıllıdır ciddi biçimde insanın temel ihtiyacının dışında pazara yönelik üretim yapmakta ve kara yönelik çalışmaktadır.
İnsan kazanmalı, ticaret yapmalı ancak, doğayı tahrip ederek, diğer insanın ve doğanın yaşam alanlarını tahrip etmemelidir. Milyonlarca insanı yerinden yurdundan edip kentlerin etrafındaki gettolara sıkıştırmamalı. İnsanın doğasında kopması, zor koşullarda yaşaması insanı insan yapmaz, insanı daha tutucu, daha radikal anlaşılmaz durumlara getirmektedir. Bugün büyük kentlerimizde gördüğümüz manzara bunun gösteriyor.
İnsanın kırsaldan koparılıp pazar için kentlere sıkıştırılması, beraberinde ciddi barınma, yiyecek ve sonuç olarak ta artıkları da doğurmaktadır. Artıkları bugün uzaklaştırılacak alan aramaktadır. Geçmişte düşünülmeyen bu sorun 1900 yıllardan sonra büyük kentlerin başına bela olmaya başladı. Bu konu şimdi fakülte ve enstitüler altında değişik disiplinlerde bilimsel olarak çalışılmaktadır. Halen arzu edildiği gibi bir sonuca varılmış değildir. 7 Milyon insanın günde ortalama kişi başına 1 kg çöp ürettiği ve üretilen çöpün bertaraf edilmesi için yeni yöntemler üzerinde çalışmamız gerekir.
Narlı ve Çevresi köylüleri Güzelleştirme Derneği Çevre ve Çöp Bilinci Oluşturuyor.
Bugün hepimizin kabul ettiği en basit ve etkili yöntem çöplerin yerinde ayıklanması ve ayrıştırmasıdır. Bu bir bilinç gerektirir. Bu konuda Narlı Pazarcık Köyleri Çevreyi Güzelleştirme Derneği büyük ödüle değer iş yapmaktadır. Bu işi başından beriye ciddiye alan köylüler ve çaba gösteren gönüllü çevreciler her türlü övgüye değer çalışma gayreti gösteriyorlar. Yurtiçinde ve dışında toplantı yaparak duyarlılık gösteriyorlar, ilgilileri harekete geçiriyorlar. Bizleri diğer bilim adamlarını sorululuğa davet ediyorlar. Hepimizin talep ettiği çevre bilinci kolay gerçekleşen bir olgu değil. Ancak Narlı ve çevresi köyleri bu bilinci sağlayabilmektedirler. Geçen sene ve bu sene yurtdışında ve Narlıda düzenlene miting ve toplantılar ile köylülerimizin yaratığı Atatürk Ormanlığı ve koruluğu buna en güzel örneklerdir. Bundan böyle de söz ile değil, özde çevreciler olarak, birlikte yaşamak, güzel günler yaratmak, stressiz temiz bir ortam için hep beraber diyelim. Bunu önce bu bölgede yaşayan güzel pak, masum insanlar hakediyor. Bu bölgedeki köylülerin çabalarının boşa olmadığını ve bir gün mutlaka karşılığını bulacağını biliyorum. Çünkü insanlık artan çevre kirliğinin sağlığını tehdit ettiğini görmüştür. Kentlerin çevre konusundaki en ciddi sorunu ise çöp olgusudur. İnsan artık çöp olgusu ile yüzleşmiştir.
Ülkemizdeki 3300 belediyeden anacak 21 tanesi ancak çöp depolama sorunun çözebilmiş. Diğerleri halen yığınlama yöntemi ile boş alana bırakmaktadırlar. Kentlere yakın alanlara bırakılan çöplerden yayılan kokular kilometrelerce uzaktaki insanları rahatsız etmektedir.
“Bir Şeyi Nasıl Görmek İstiyorsan Öyle Bırak”
Önce Biz Talep Edenler Çevreyi koruyalım. Ahlakta en önemli ölçüt, “bir şeyi nasıl görmek istiyorsanız öyle bırakın”. Bizde özde çevreciler olarak görmek istediğimiz ortam uygun olarak her alanda çevre bilincine uygun davranışlar içinde olacağız. Bizler her yönü ile çevre kirliliğine karşı duyarlı olacağız. Narlıdaki mitingden sonra kişilerin, çöplerini toplamaya kalkması çok anlamlı. Biz örnek olacağız, başkasından da bekleyeceğiz.
Ülkemizde Çevre Bilinci Gelişiyor
Narlı ve çevresi gibi verimli ve bereketli topraklarda üretmek ve ürettiği ile mutlu olmak zorunda olan çiftçilerimizin kendi özgür topraklarda ve başı dik olarak yaşamsı için başta devletimizin ve bizlerin yardımcı olması gerekir. Bu insanların uzun süredir yaşadıkları toprakları çöp depolama alanı olarak kullanılması, onları ortamdan koparacaktır. Doğal alanlarından koparılması ve kentlerin varoşlarına sıkıştırılması bildik görüntülerin ve sorunların artmasından başka işe yaramayacaktır. Hele bu insanlar son derece saf, iyi niyetli çok olup biteni bilmeyen insanlar ise onların bu iyi niyetini de istismar etmemek gerekir. İnsanların yaşadığı ortam bir taraftan çöp yığını diğer taraftan çimento fabrikaları kurarak insanların yaşam alanlarını daraltmanın çok yaralı olduğunu düşünmüyorum. İki devasal çimento fabrikası bir taraftan, diğer taraftan çöp depolama alanı Narlıyı nefes alamaz ve yaşayamaz duruma getirecektir.
Çöp ve Fabrikaya Karşı Değil, Yerine Karşı Çıkalım
Bölge köylüleri ve duyalı yurttaşlar olarak çöp gerçeğini kabul ederekmutlaka bir yerlerde depolanmasının önemini kavrayarak uygun yer seçiminin yapılmasını önerelim. Ayrıca çimento fabrikaları için insandan ari alanların belirlenmesinin daha akılcı ve sağlıklı olacağını belirtelim. Kendi ellerimizle kendi doğamızı kirletmek yerine, daha uygun, doğaya ve insan daha az zarar verecek alanları seçelim önerisini ilgililere iletelim. Birlik olalım diri olalım, bir elin nesi var iki elin sesi var anlayışı ile bir araya gelelim ve kendimize neyi sorun görüyorsak onu hep beraber çözelim.
Ne yapmalı, Ne Yapılıyor
Bu konuda ülkemize öncü olacak çalışmalar yapmak, sizler ve bizler için yaşadığımız topraklarda çok uzaklardan getirilmek istenen ve evimizin başucuna konuşlandırmak istenen çöp yığının karşı verilen bu mücadeleyi kırmadan dökmeden hukuk yolu ile çözmek için benimde katkılarımla hazırlanan ve Kahramanmaraş Milletvekilimiz Sayın Durdu Özpolat’ın, Sayın Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın yanıtlanması isteği ile TBMM Başkanlığına verdiği sorgulama önerisi aşağıdadır.
Başbakanın Cevaplaması İstenen Sorulan Önergesi
Kahramanmaraş Valiliğinin 25.11.2004 tarihinde almış olduğu karar gereğince Kahramanmaraş ili çevre ilçe ve Belde Belediyelerinin çöp ve katı atık düzenli depo alanı olarak il merkezine 35 km. uzaklıkta ve yeni ağaçlandırılan, yeraltı su kaynaklarının üzerinde ve yerleşim alanlarının çok yakınında olan Pazarcık ilçesi Denizli Köyü Bölükçam Tepesi belirlenmiştir.
1.Söz konusu bölge çöp depolama alanı olarak belirlenirken çevreye, insan ve hayvan sağlığına etkileri araştırılmış mıdır? Başta bölge halkı olmak üzere kimlerin görüşü alınmıştır?
2.Yerleşim yerlerine yakın olması nedeniyle insan ve hayvan sağlığına olumsuz etkisi, ağaçlandırma alanlarına zarar vereceği, çevrede yaşayanların bu alana çöp dökülmesinin zararlı olacağı açıkça ortada iken neden ısrar edilmektedir? Öneri olarak insan yerleşkesinden uzak Ahır dağının arka yüzü çöp depolama konusuna uygun olup olmadığı araştırılmış mıdır?
3.Çöp alanı olarak tespit edilen bu alanın faaliyete geçmesi ile ilgili ihaleler Yeni yurt, Abbaslar, Halka çayırı, Alibeyuşağı, Denizli, Çınarlı, Maksutuşağı Muhtarlıkları ve Narlı Belediyesinin Çevre ve Orman Bakanlığı aleyhine açmış oldukları davaların sonuçlanması beklenecek midir?
4.Her bakımdan birçok olumsuz etkisi olacak bu karar Anayasanın 56.maddesi ve Uluslar arası Çevre Örgütlerince alınan kararlara uygun mudur?
5.Çevre ve insan etkileri göz önünde bulundurularak, modern ve AB standartlarında herkesin görüşü alınarak yeni bir çöp toplama alanı tespit etmeyi düşünüyor musunuz?
6.Bölgenin Jeolojik, Jeomorfolojik ve Hidrolojik etütleri yapılmış mıdır? Çöplerden drenajla oluşacak sızıntı sularının taban sularına karışma ihtimali var mıdır, varsa bunun toplum sağlığına uzun süreli etkileri hesaplanmış mıdır?
7.Söz konusu belediyeler çöplerini yerinde ayrıştırma, dönüştürme ve depolamayı düşünüyor mu? Bu konu ile ilgili gerekli finansman hangi kaynaktan ve nasıl saplanabilecektir?
8.Depolanacak çöplerin tekrar kazanılması, kompost ve organik gübre yanında enerji elde edilmesi ile ilgili herhangi bir ek tesis kurulacak mıdır?
9.Söz konusu verimli toprakların bulunduğu ve ilimizin en üretken beldesine “yığın yönetimine göre” çöplerin istiflenmesi anlayışının çağdaş Türkiye portresi ve AB çevre mevzuatı ile ne denli uyumluluk
göstermektedir?
10.Avrupa Birliğine girme hedefinde olan ülkemizde halka ve çevre etki değerlerine rağmen bu projede neden ısrar edilmektedir? Bu projenin çöp depolama ihalelerini alan aracılar ile ilgili rant ilişkisi var mıdır?
Benimde hazırlığında yarımcı olduğum ve sorulmasını istediğimiz soruları çevre bilincini benimsemiş ve duyarlı her yurttaşın soracağı sorulardır. Çağdaş bir ülkede, bütün bu soruları hepimizin kendi kendimize sorması ve cevabını verebilmesi gerekir. Yetkililerimizin, planlama öncesinden bu tür soruların sorulacağını bilerek ve çağımızı iyi analiz ederek, Türkiye gibi doğası kirletilmeyiş bir alanı koruyarak sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşıması gerekir. Çöp ve çimentoya kaşı değil, yer seçiminin yanlış olduğunu, ilgililerin sorunu bir kez daha değerlendirmesi dileği ile.
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ
Çukurova Üniversitesi.
Populerlik: 100% [?]









