Ekonomi - Yazan - Prof. Dr. Muammer KAYA Tarih: Salı, Ağustos 21, 2007 16:39 - 2 Yorum

Ekmek ve Beyin Göçü

Emek ve beyin göçünün geçmiÅŸi insanlık tarihi kadar eskidir. Sömürgecilik devrinde 19. yüzyıla kadar köle ticaretiyle Afrika’dan Avrupa ve Amerika’ya ve Avrupa’dan Amerika’ya insan göçü yaÅŸanmıştır. Kimi daha iyi bir yaÅŸam standardına ulaÅŸmak için istekli (beyin göçü) kimi emek gücü karşılığında karnını doyurmak (emek göçü) için zorunlu yollara düşmüştür. Bugün dünyada her 35 kiÅŸiden biri emek/beyin göçmenidir.

beyingocuGöç alan ülkelerin ekonomileri nüfuslarına göre daha hızla büyüdükçe göçler artmış. Önce tarlalarda, hizmetçi ve ağır işlerde çalıştırılan emek işçileri için daha sonra göçmenlik/vatandaşlık hakkı, sivil ve siyasi haklar tanımamasına rağmen emek göçünün önüne geçilememiştir. Şimdi ise her şey gibi emek ve beyin göçü hem göç alan hem de göç veren ülke için küresel dünya sorunu haline gelmiştir.

Göç alan ülkelerin geliÅŸmiÅŸlik düzeyi hızlı bir ÅŸekilde artarken göç veren ülkelerin kalkınması azalmakta ve geliÅŸmiÅŸ ülkelerle geliÅŸmekte olan ülkeler arasındaki fark daha da artmaktadır. Avrupa BirliÄŸi’nin geniÅŸleme sürecinde eskiden göç veren (İtalya, İspanya, Yunanistan, Portekiz vs) gibi ülkeler bugün göç alan ülke konumuna gelmesi Avrupa’nın kabusu haline gelmiÅŸtir.

Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinde, genç ve fazla nüfusu Avrupa’yı korkutmaktadır. Türkiye’de Üniversitede ÅŸu anda okuyan gençlerin %73′ü yurt dışında çalışmak/yaÅŸamak istemekte, ÅŸu anda yurt dışında öğrenimleri sürdürenlerin ise %77’si ülkeye kesin dönüş yapmak isteme-mektedir. Türkiye bugün iyi eÄŸitim görmüş gençlerin sadece %41′ini elinde tutabilmektedir. Ülkemizden geliÅŸmiÅŸ ülkelere 1960 yıllardan beri önemli ölçüde beyin erozyonu olmasına karşın bu hala önemsenmemekte bu kaybın beyin gücüne dönüştürülmesi üzerine sözde teoriler üretilmeye çalışılmaktadır. Gençlerin kendi geleceklerini bu ülkede deÄŸil, yurt dışında görmeleri nedeniyle gençleri burada tutmak zor olmaktadır. Ülkemizden yurt dışına beyin/emek göçü artıkça Türklerin oralarda asimile olmasındaki korkumuz kadar da çok kültürlülüğü savunan Avrupa kendilerinin asimile olmasından da ürkmektedir. Göç, Avrupa’nın çok kültürlü yapısına bir tehdit oluÅŸturmaktadır.

Uzunca bir süredir kültür meselesinde asimilasyondan bahsedilmektedir. GittiÄŸiniz yerin kültürünü içselleÅŸtirmeniz gerektiÄŸi anlayışı oldukça yaygındır. Daha sonra farklı bir anlayış olan Çok kültürlülük fikri “Herkesin kendi kültürü vardır; herkes kendi kültürünü koruya-bilir/korumalıdır” düşüncesi yaygınlaÅŸmıştır. Türkler Avrupa’da kültürlerini koruyacaklarsa bu, Avrupa kültürüne bir tehdit niteliÄŸi oluÅŸturur anlayışı vardı. Tehdit üzerine kurulan söylemler aslında oradan dışlamanın temelini oluÅŸturdu. Mesela Fransızlar bu konuda çok kapalıdır, Fransız vatandaşı olabilirsin ama asla bir Fransız olamazsın anlayışı hakimdir. ABD’de çok tanınan bir bilim adamı veya doktor olabilirsiniz ama asla birinci sınıf vatandaÅŸ olamazsınız. Bazı konularda mutlaka ayrımcılıkla karşıla-ÅŸabilirsiniz. Tabii, bu ayrımcılık dünyadaki tüm ülkeler için geçerlidir. Amerika göçmenlerden kurulan bir ülkedir/mozaiktir ama beyaz Anglosakson Protestanlar (WASP) birinci sınıf vatandaÅŸlardır. Fransa’da da Katolik beyazlar birinci sınıf vatandaÅŸlardır. Kanada’da İngilizlerin hakim olduÄŸu eyaletlerde (Toronto vs) İngilizler, Fransızların hakim olduÄŸu eyaletlerde (Quebec vs) Fransızlar daima birinci sınıf vatandaÅŸtır. Mesela Almanya’da bir Kuzey Amerikalı, yabancıdır. Ama ayrıcalıklı bir yabancı, yani birinci sınıf bir yabancıdır. Bugün “Hıristiyan beyaz Avrupalı” kimliÄŸi oluÅŸmaya baÅŸlamıştır. Bunlar artık neredeyse tek bir etnik grup olarak algılanmaya baÅŸlamıştır. Toplumsal grupları oluÅŸturan sınırlar sabit deÄŸildir aksine çok esnektir.

Dışlanan birçok Avrupalı grup bugün bir Avrupalılık ekseni etrafında birleÅŸmiÅŸtir. Onun için gelecekte bunlar deÄŸiÅŸebilir. Avrupa’ya göç eden Türkler Alman kültürüyle Türk kültürü arasında uzun süre sıkışıp kaldılar bazı nesiller arada yok oldu ama bugün melez kimlikler ortaya çıktı. 1960′larda göç eden emek göçmenlerinin ya asimile olacaklarını ya da kenar semtlere kapanıp kendi içlerinde yaÅŸamalarını bekledik. Ama bunun bir ortası olabileceÄŸini göremedik. Bugün Almanya’daki Türklerin bir bölümü farklı melez bir kimlikle yaÅŸamaktadırlar. Melez kimlikliler iyi deÄŸerlendirildiÄŸinde ülke için çok önemli bir yatırım olabilecek potansiyele sahiptir. Türkiye bu kimlik melezleÅŸmesinin sosyolojik yararını yeni yeni algılamaya baÅŸlamışken yeni dünyaya çok önce giden uluslar (örneÄŸin ABD’deki İtalyan, Yunan, İsrailli, Ermeni vs) bugün melez kimliÄŸin meyvelerini toplamaktadır.

Almanya’da yaÅŸayan Türklere karşı bir dışlanma vardır, bir yabancılık hissi her zaman hissedilir. Türkiye’ye geldiklerinde/döndüklerinde onlara “Almancı/Yolunacak Kaz” gözüyle yıllardır bakılmaktadır. Bu bilinçli bir dışlama olmasa da sonuçta Almancı etiketiyle biz oları dışarı itiyoruz, orada da Türk kimliklerinden dolayı Almanlar dışarı itiliyorlar. Bu onların hak ettiÄŸi/arzuladığı bir ÅŸey hiç deÄŸildir. Bu kiÅŸilerin ülkenin ekonomik çarkının dönmesinde çok büyük katkı ve feragatları olmuÅŸtur ve olmaktadır. İnsanların kimliklerini nasıl yaÅŸayacaklarına, kendilerini nasıl tanımladıklarına dışarıdan karar verirken çok dikkatli davranmalıyız. Maalesef ülke olarak yıllardır bunu yaptığımızı söylemek güç olacaktır.

EÄŸer kültürler birbirinden çok farklı ise ve birbirlerini asimile edemezlerse topraklarımız/ülkemiz göçmenler tarafından iÅŸgal ediliyor, kimliÄŸimizi kaybediyoruz telaşı yaÅŸarlar. Son yıllarda emek/beyin göçü alan ülkelerde bu anlayış kabul görmekte ve göç kesinlikle bir tehdit olarak algılanmaktadır. Göç alan ülkelerdeki ekonomik durum kötüleÅŸtikçe veya bu ülkeye karşı terör olayları artıkça, yabancılar hemen günah keçisi haline dönüştürülmektedir. Göç alan ülkelerdeki insanlar, yabancılar için “geldiler ülkemizi iÅŸgal ediyorlar, iÅŸlerimizi elimizden alıyorlar” ÅŸeklinde bir yaklaşım ve ön yargıya sahip olmaktadır.

Avrupa’da veya geliÅŸmiÅŸ diÄŸer ülkelerde yaÅŸayan Türklerin büyük kısmı kendilerini Türk olmaktan çok, Türk hissetme konumuna geçmiÅŸtir. Eurovision’da Sertab Erener’e oy vererek, Türk sporcu/takımlarının veya Türk sanatcılarının Avrupa ve Dünya’daki maçlarına/konserlerine giderek Türklüğünü yaÅŸamakta ama geleneksel deÄŸerlere baÄŸlı yaÅŸaya-mamaktadır. Yurt dışına göç edenlerde sabit kimliklerden bahsetmek, bunu insanlardan istemek artık gerçekle pek uyuÅŸmamaktadır. Çünkü artık küreselleÅŸen Dünyada melez kimlikler dönemine çoktan girilmiÅŸtir. Göçmenler ne tam asimile olmuÅŸ, ne de tam olarak içene kapanabilmiÅŸtir.

Almanya ve diÄŸer geliÅŸmiÅŸ ülkelerde bugün yaklaşık 4.5 milyon emek+beyin göçmenimiz var. Bunların yaklaşık 1 milyonu bulundukları yerden ikinci vatandaÅŸlık almışlardır. Almanya’daki genel iÅŸsizlik oranı artarken ve oradaki Türklerin büyük bir kısmı da iÅŸsiz olmalarına raÄŸmen yine göçmen almaya devam ediyorlar. Göç alan ülkelerde iÅŸsizlik artarken insanları bu ülkelere iten ÅŸey; göç veren ülkedeki ekonomik/siyasal sorunlar, sosyal güvence eksikliÄŸi, çocukların geleceÄŸini görememe vs. dir. 1990′larda büyük bir dış emek/beyin göç dalgası dünya da yaÅŸandı. İç savaÅŸlar, baskılar, ekonomik krizlerden dolayı kaçışlar kaçınılmaz oldu. GeliÅŸmiÅŸ ve geliÅŸmekte olan ülkeler arasındaki fark açıldıkça emek/beyin göçünü engellemek için ne kadar tedbir alınırsa alınsın göçün tamamen önüne geçmek mümkün olamadı. Emek/beyin göçünü azaltmak için ülkeler arasındaki sosyo-ekonomik farkların en aza indirilme yollarının aranması gerekmektedir. En önemli yatırım insana yapılan yatırımdır. İnsanları hiçbir ÅŸekilde göçe zorlamayan toplumlar gelecekte daha baÅŸarılı olacaklardır.

Prof.Dr. Muammer Kaya
Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü



2 Yorum

Siz de bu konuyu RSS 2.0 ile takip edebilir, Yorum birakabilir ya da geri donusum ile sitenizden paylasabilirsiniz..

  • cem aslan
    AÄŸu 22, 2007 14:30

    biz bu gideşle daha cok avrupaya beyin göcü ihracında bulunuruz

  • Talha Can
    AÄŸu 22, 2007 21:47

    Elinize saÄŸlık, teÅŸekkürler…
    http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=575839
    muhabbetle…



    Yorumlayin

    Yorum

  • eXTReMe Tracker

    EÄŸitim - Tem 1, 2008 10:51 - 0 Yorum

    Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS Soruları Sonuçları ve Değerlendirilmesi

    Kategori EÄŸitim


    Politika - Haz 12, 2008 12:40 - 1 Yorum

    Kraliçenin Ardından

    Kategori Politika


    Ekonomi - May 13, 2008 22:09 - 0 Yorum

    Yeni Dünya Düzeninin Dayattıkları

    Kategori Ekonomi