Türkiye İsviçre Olur mu?
Gündem nedir? Birinin basına bir röportaj vermesi ve ertesi sabah her gazetenin, her köşe yazarın bu konuyu gazetelerinde, sütunlarında yorumlaması mıdır? Sanırım Türkiye de düzen bu şekilde işliyor. Gündemi belirlemek üzerine en önemli unsur tabii ki konu seçimi. Öyle bir konuda görüşünüzü belirtmelisiniz ki, toplumda yankı uyandırsın. Herkes sizin fikirleriniz üzerine yorum yapsın, görüşlerini bildirsin ve gündem oluşsun. Şu sıralar gündemizdeki konu; “Türkiye İran Olur mu?“, “Türkiye Malezya Olur mu?” şeklindeki haberler, yorumlarla süslü yazılar. Tabii ki bir de “Mahalle Baskısı” kavramı var. Bu konularla birlikte ele alındığında bir nebze anlam kazanıyor. Yoksa bir düşünürün, bir entellektüel dergide “Mahalle Baskısı” kavramını onlarca sayfada incelemesi inanın kimsenin umrunda olmazdı. Ama gündemle birlikte bu kavramı incelediğinizde işin özün biranda değişiyor.
Niye Türkiyemizi İran, Malezya gibi ülkelerle kıyaslayalım ki? Neyimiz benziyor? Dinimizin islam olması mı? Din ülkemizde niye bu kadar siyasetin ve gündemin içinde ki; niye ülkemizde kimse dinini kendi içinde, özgürce, baskı altında kalmadan, başkalarının inancını gözüne sokmadan, herhangi bir simgeye gerek duymadan (bunu başklarına gösterme niyetini taşımadan), ya da siyasetin bu konular üzerinde durmaya gereksinimi olmadan bir yaşam tarzı çok mu zor?
Belki de cok zor ama ben ülkemin İran ya da Malezya ile kıyaslanması yerine Avrupanın ekonomik açıdan bağımsız, milli geliri yüksek daha da önemlisi yaşam standartları gibi konularda yükselmiş ülkelerle kıyaslanmasını arzu ediyorum. Bir örnek verelim; Avrupa ülkesi İsviçre. Konya kadar bir alanda, 7.3 milyon nüfusu barındıran İsviçre’nin kişi başına milli geliri yaklaşık 49 bin 305 dolar. Avrupa da yer alıyor. Avrupa Birliği üyeliğini reddediyorlar ve “Avrupa Birliği bizim yaşam stardartlarımıza erişsin ancak o zaman Avrupa Birliği üyesi oluruz.” diyorlar. Avrupa nın göbeğindeler, ama Avrupa nın birçok ülkesinden refah standartları oldukça yüksek. İşte benim ülkemi böyle bir ülkeyle kıyaslayın. Ama ekonomik açıdan kıyaslayın, yaşam standartları baklımından kıyaslayın. Ülkemizin kaynaklarını, yapabileceklerini hiçbir zaman gözardı etmeden yapabileceklerimizi; hedeflerimizi belirleyerek daha iyiye nasıl gideceğimizi konuşalım.
Günümüzün şartlarını çok zor koşullardan tırnaklarımızla kazıyarak elde ettik. Şimdi bu kazanımları nasıl daha ileriye götürürüz onu konuşmanın vakti. Boş söylemlerle gündemi işgal etmek yerine çalışmalıyız, hem de daha cok çalışmalıyız. Çünkü gerek dışarda, gerek içimizde o kadar çok ilerlememizi engelleyen unsur var ki; bunları da yenmeliyiz. Ama bunu konuşarak değil, çalışarak başaracağız.
eGe Gelisim
Populerlik: 10% [?]

piyasalarda hakim durum yaratmaktadır ve firmaların oluşan hakim durumu kötüye kullanmaları, rekabeti ortadan kaldırmakta ve tüketiciler oluşan bu yeni koşullardan olumsuz etkilenmektedirler. Bu olumsuz etkileri gidermek amacıyla Avrupa Birliği ve Türkiye’ de oluşturulan, rekabet kurumları ve bu kurumların uygulamalarını araştırmak, aralarında uygulama yönündeki farkları etüt etmek kanımızca Avrupa Birliği ve Türkiye’ nin, Rekabet Kurumları arasındaki koordinasyonun yakalanması açısından önemlidir.




