Taşımacılık Sektörüne Genel Bir Bakış
Küreselleşme ve iletişimin çığ gibi geliştiği çağımızda insanların ulaşım eğilimleri daha hızlı, daha güvenli, daha konforlu ve daha ucuz ulaşıma doğru olmaktadır. Dünyada bugün 250-300 km/s hızlar lüks sayılmamaktadır. Türkiye ekonomisinde taşımacılık sektörü hayati ve çok önemli yer işgal etmektedir. Türkiye’nin Doğu ve Batı arasındaki jeopolitik pozisyonu taşımacılık sektörünü bölgenin ekonomik gelişmesi için dönüm noktası yapmaktadır. Türkiye ticari taşınacak malların hem transit geçiş hem de başlangıç ve bitiş noktası olarak önemli oyuncusudur. Önemli mali krizler ve son zamanlardaki dış gelişmeler örneğin AB’ye giriş, Orta Asya ve Güney Kafkasya ile ticaret, taşımacılığı daha da önemli bir konuma getirmektedir.
Türkiye’nin AB’ye giriş ajandasında beş ana konudan biri de taşımacılıktır. Sorunlar fiziksel entegrasyondan altyapı harmonizasyonuna, araçlara, çevresel ve diğer standartlar, lojistik ağların gelişmesi, sınır geçişleri ve ticari kolaylaştırma politikalarına kadar (gümrüklerin modernizasyonu vs) vardır. AB standartları devletin sosyal hizmetleri ticari hizmetlerden ayırmasını zorunlu kılmaktadır. Kafkasya’da Ermenistan, Azerbaycan, Rusya Cumhuriyeti ve Gürcistan ile sınırların açılması, bölge arasındaki ithalat/ihracatı geliştirmiştir.
Taşımacılık Sektörünün Durumu: Türkiye, üretim-bazlı bir sektörden, pazarın ihtiyaçlarını karşılayan bir sektöre değişim reformlarını hızla yapamamasından dolayı, orta gelirli gelişen ülkelerin arkasına düşmektedir. Ülkedeki kamu taşımacılık kuruluşları: gereğinden hantal/büyük, planlamaları zayıf, politik projelere fazla öncelik verilen ve devletin sırtına zarardan dolayı fazla mali yük getirmektedirler. Özel taşımacılık sektörü hızla gelişmesine rağmen küçük, düzensiz ve kurumsallaşamamış durumdadır. Taşımacılık alt yapı ve hizmetlerinin ticarileştirilmesi, özelleştirilmesi, karlılaştırılması, reorganizasyonu ve şeffaflaştırılması gerekmektedir.
Populerlik: 33% [?]






