Kaz Dağı Altın Arama Faaliyetleri
Kaz Dağı nda ne arıyoruz? Altın mı? Siyanürle altın arayan şirketler Kanada dan, Avusturalya dan atılırken biz hepsine kucak açıyoruz. Siyanür yüzyılımızın çevresel yok edicilerinin başında geliyor ve biz bunu topraklarımızda yabancı firmaların altın arama faaliyeti sonucunda kullanmasına izin veriyoruz. Birkaç liralık antlaşmalarla topraklarımızı, geleceğimizi, orda yaşayan, yaşacak olan nesillerin geleceklerini satıyoruz.
Ama ülkemizde hala duyarlı insanlar var. Bunların başında da köylülerimiz geliyor. Çünkü onlar toprağın üstünün toprağın altından daha değerli olduğunu bizden daha önce kavramışlar. Kaz Dağında yetişen bitki örtüsünden, ağaçlardan yüzlerce kişi geçim sağlıyor ve daha da önemlisi orda yaşayacak nesiller faydalanmayı bekliyor. Hem bir oksijen deposu hem de ülkemizde artık parmakla gösterdiğimiz yeşil örtülerden biri. Nasıl bunu günümüzün ekonomik kartellerine parsel parsel peydahlayabiliriz ? Hangimizin yüreği acımadan bu alanları kendileri açısından hiçbir maddi ve manevi değeri olmayan, buraların zarar görmesi umurlarında olmayan altın arama şirketlerine satabilir.
Kazdağında şimdiden ağaçlar kesilmeye, yollar açılmaya, sondaj delikleri ile dağ delik deşik edilmeye başlandı. Ekolojik denge yavaş yavaş bozuluyor. Derhal bir önlem alınmalı ve bu faaliyetler sonlanmalı bu şirketler Kaz Dağından defedilmelidir.
Kaz Dağı’nda altın çıkarılırsa; 1 trilyon tondan fazla toprak işlenecek, 400 bin ton siyanür kullanılacak; 2 milyon 580 bin dönüm orman, 10 milyon zeytin ağacı etkilenecek; su kaynakları gün geçtikçe kirlenecek.; orman köylülerinin geçim kaynağı azalacak ve orman köylüleri göç etmek zorunda kalacak; bu yapay felaketten 20 bin zeytin üreticisi, 80 bin zeytin işçisi ile 30 bin aile etkilenecek.
Bir altın madeninin ömrünün kaç yıl olduğunu biliyor musunuz? Yaklaşık 10 yıl kadar. Kaz Dağı nda altın çıkarılırsa; 10 yıl sonra siyanürle dolan toprak üzerinde hiçbirşey yetişmeyecek. Sadece 10 yıl içinde verilen bu zararın etkileri 10 larca yıl devam edecek. Yüzyıllar boyunca doğrudan ve dolaylı etkilerle insanlarımızı etkileyecek.
Belki Kaz Dağının altında milyonlarca dolarlık altın var. Ama bunun geliri ekonomik, sosyal ve insani maliyetinin kat ve kat altında kalıyor. Çünkü etkilerine yüzyıllar boyunca katlanacağız. Kimse bu sorumluluğu üzerine alamaz. Geleceğimizin teminatlarını kimse günlük kazançlar uğruna harcayamaz. Buna dur demenin zamanı gelmiştir.
eGe Gelisim
Populerlik: 29% [?]

Herkes soruna çözüm arıyor ancak yüksek kar hırsı, özelleştirme, bireysel anlayış proje üretme ve düşünce oluşturmaya müsaade etmemektedir. Ancak Dünya zorlu bir çağda yaşamaktadır. Artık kaçış yok. Ya var olacağız ya da yok. Biz var olmak için, güzel günler için var olacağız, doğanın bize sunduğu eşsiz güzelliklere güzellik katarak geleceğimizi yarınlarımızı mutlu ve huzurlu geçirmek istiyoruz. Hepimiz yad ellere neden gidiyoruz, anamızdan bacımızdan kardeşimizden, sevgilimizden ayrı kalıyoruz. Yaşamak güzel yaşamak için, yalnızca karın doyurmak için değil elbete. İnsan 50 g peynir, bir ekmek ile gününü gün eder, ancak yaşam bu kadar değil. Başka duyguları da var insanın. Ancak bu duyguların yaşanması başkalarının duygularının yaşanmasına engel olmamalı. Başkasının yaşam alanı engellenmemeli. Çok kazanmak için doğayı tahrip edecek projelere girişmemek gerekir. İnsanlık birkaç yüzyıllıdır ciddi biçimde insanın temel ihtiyacının dışında pazara yönelik üretim yapmakta ve kara yönelik çalışmaktadır.




