Yeni Kayıt Yaptıran Öğrenciye Sahip Çıkma Bilinci
Etiketler: bilinc, sahip cikma, universite, universite ogrencileri, yeni kayit, yeni ogrenci
Üniversiteyi kazanan öğrencilerin ilk heyecanı kayıt süreci diye düşünüyorum. En azından kendi yaşamımdan bunu böyle biliyorum. İlk gün çok çok önemli ve üniversitelerin bunu önemsemesi gerektiğini düşünüyorum. Gelecek hafta üniversitemizi kazanan öğrencilerin kayıtları yapılacaktır. Çoğu öğrenci ilk defa üniversite atmosferi ile karşılaşacaktır. Öğrenci kaydı yalnızca bir kayıt değil aynı zamanda üniversite ile ilgili ders niteliğindedir de.
Öğrenci olarak kalacağı, geleceğini şekillendirecek olan kurumda dünyasını oluşturacak maddi ve manevi olgular ile yüzleşmektedir. İlk gördükleri ilgi, obje, güzel söz, karşılama, arkadaşlık hep hatırda ve beyinde kalacak olandır. Bu nedenle bugün dünden daha çok öğrencilerimize sahip çıkma ve onlara rehber olmamız gerektiğine inanıyorum. Bu bilinç ile öğrencimize sahip çıkmak istiyorsak, hep beraber bir şeyler yapmamız gerekir. Öğrenci dernek ve konseyleri doğrudan, öğretim elemanları olarak da dolaylı olarak her şeyin yönetimlerden beklenilmemesi gerektiğine inanmıyorum. Sivil inisiyatifin geliştiği ortamlarda demokrasi ve yurttaşlık bilinci gelişir.
Öğrenci Dernek ve Konseylerine Büyük Görev Düşüyor
Şahsen öğrenci dernekleri veya konseylerinin kayıtlar esnasında öğrenciler ile dayanışma çadırı kurabilirler diye düşünüyorum. Çağdaş batı üniversitelerinde öğrenci dernekleri öğrenci harçlarından doğrudan pay alırlar ve doğrudan üniversite adına tarafı durumundadırlar. Dolayısıyla gerek yeni kayıtlarda ve gerekse de diğer zamanlarda öğrenci sorunlarına sahip çıkarlar. Dernekler bu çerçevede; Öğrencilere kayıt esnasında dernek olarak değişik konularda bilgilendirme sohbetleri yapabilirler. Öğrencilere üniversite, akademik hayat, kütüphane ve bilgiye erişim konusunda bilgi sunabilirler.
Öğrencilere üniversite hayatını anlatan, bilim yapma aşkını geliştirecek bir adet seçilmiş kitap hediye edebilirler. Öğrencilere öğretim üyeleri olarak üniversite ve beklentiler anlatılabilir. Bir şekilde gönüllü danışmanlık hizmeti verilebilir. Öğrenciler ile empati kurarak onların ilk heyecanı, korku ve coşkularına ortak olunabilir. Veya kayıtlar süresince bu konuda tanıtıcı her türlü sunu materyali belgesel olarak öğrencilere anlatılabilir. Doğal olarak öğrenci derneklerinin bu faaliyetlerini sürdürebilmesi için de desteklenmesi gerekir. Öğretim Elemanları Dernekleri de bu konuda uyarıcı ve destekleyici rol oynayabilir.
Öğretim Üyelerine Büyük Görev Düşüyor
Ayrıca üniversitenin açılışı sırasında üniversitelilik bilinci ve üniversite kültürü anlatılabilir. Üniversitenin ilk derslerinde, üniversiteye ayak basan öğrencimizin Sokrates’in “Sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değer değildir” ifadesini düşündürtecek şekilde bir bilinçlenme sürecinin içinde olmalıdır. Hep beraber ülkemizin en dinamik ve eğitilmeye uygun seçkin öğrencilerinin kafasında bir farkındalık yaratmak zorundayız. Üniversite eğitiminin en önemli amacı, çevresinde olup biteni algılayan, durumdan vazife çıkarabilme bilincine erişmiş insan yetiştirmektir. Bunu sağlamak görevi bize yasa ile verilmiştir. Toplumu eğitmek zorunda olan öğretim üyelerine büyük görev düşüyor. Ülkemizin çağdaş geleceği üniversitede okumaya hak kazanmış gençlerimizin beyninde sorgulamayı bir yaşam biçimi haline getirmemiz gerekir.
Öğrencilerin ilk gün heyecanına katılmak onlarla empati kurmak, öğrencileri üniversite hayatına iyi başlatmak gerekir. İlk günden öğrencimizi kazanalım. Hepimizin yeni gelen öğrencilerimize destek çıkması gerekir. Bugün ki öğrencimiz yarın meslektaşımız olacaktır. İyi meslektaş yetiştirmek için bugünden öğrencimize kendimiz gibi bakalım.
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ
Çukurova Üniversitesi
Populerlik: 5% [?]







